6 Mart 2013 Çarşamba

Mimarlık öğrencisi



  • Lisenin ardından başlarda eğitimcilerin ne konuştuğundan bihaber olsa da 1-2 ay içinde, önceden ona anlamsız gelen şekillere saatlerce konuşma yetisi kazanan,
  • En çok kullandığı kelime hacim, konsept, sirkülasyon..vb olmaya başlayan,
  • Günlük hayatta atladığı bir detayı, kaçırdığı otobüsü, yanlış kestiği kartonu "undo komutu" ile geri almayı düşünen,
  • Parklarda, okul bahçelerinde göze ilginç gelen kurumuş otları toplayarak, maketinde farklı ağaç tasarımları sunabilen,
  • Çöp ev olmaya adaylığa götürecek kadar karton, koli, çıtalarla evi dolduran,
  • Ozalitçide uyuyakalan,
  • Okulda sabahlamanın ardından; ayağında terlikler, omuzunda havlu ve elinde diş fırçasıyla okul koridorunda profesörü selamlayan,
  • Yatak, yorgan gibi yumuşak nesnelere gerek duymadan sert masaların üstünde uyuyabilen,
  • Her eşofmanında kalıcı yapıştırıcı lekesi bulunan,
  • Zaman algısını yitirmeye başlayıp, cumartesi günü okula gidebilen,
  • Sabun kelimesinin daha farklı ve yararlı anlamını bilen,
  • Uykusunda projesinin alt katında gezinip, üst kata çıktığında en yakın arkadaşının projesine geçiş yapabilen,
  • Hem sosyal, hem asosyal olabilen,
  • Diğer bölüm öğrencilerinin aksine en rahat dönemleri projeyi teslim ettikten sonra başlayan final haftası olan,
  • Her proje döneminde "bırakcam ben bu okulu" isyanlarıyla başlayıp, aslında mesleğini deli gibi seven,
    kişilerdir.
Mimarlık eğitimi ne kadar zorlu bir süreç olsa da, bir o kadar farklı deneyim sunan zevkli bir süreçtir. Tabii ki sevene... Çünkü sevince, zorluklar ilişkinin cilvesi haline gelmeye başlar...

1 yorum:

  1. Meslek tutkusu ayrı bir şey.. Mimarlığı severek yapanın ömrü uzat da diyebilirim. Liste çok keyifli ve oldukça eğlenceli şeyleri içeriyor. Paylaşım için teşekkürler :) Ben de bloguma beklerim muratercelebi.com

    YanıtlaSil