18 Şubat 2013 Pazartesi

başlarken..


Mimarlık eğitiminin zorluklarını yaşayanlar bilir. Tutkuyla bağlı olmak, sevmek en büyük yardımcılarınız olur bu süreçte. Ve size kattıkları.
Temel tasarımda formları parçalamalarla başlayıp, müşteri teslimine kadar devam eden, eğitimi hiç bitmeyen bir vizyon. Özellikle bilginin çok çabuk tüketildiği günümüzde sürekli kendinizi güncellemeniz; öğrenmeye ve yeniliklere açık bir tutumla donanım kazanmanız gerekir. En önemlisi de duyarlı olmaktır. yaşadığın çevreye, günün şartlarına ve teknolojisine, en çok da iç sesine.
Her üniversitenin eğitim anlayışı ufak farklılıklar gösterse de, temelinde aynıdır. Lisede öğrendiklerinizden çok, hayalleriniz ve gördükleriniz işinize yarar hale gelir. Başlardaki bocalamalar, isyanlar; sonrasında kendini ritmini hiç kaybetmeyen bir dinginliğe bırakır. Alışırsınız...
Her konuda bir fikrinizin olması gerekliliği yoldaşınız olur. Fikirden konsepte, konseptten form'a ve formdan da somuta geçişiniz ise serüveniniz. Soyuttan somuta geçen fikirler... Tabi bu süreç sancılı bir süreçtir. Sürekli aklınıza takılan birşey varmış hissiyle dönüp durursunuz. Uykularınız kaçar yada uyusanız dahi rüyalarınızı esir alır arayışınız. Ve kırılma anında kağıda dökülüverir sanrılarınız; plan olur, kesit olur, cephe olur.
İkinci bir bocalama serüveni de mezuniyetten sonra başlar. Büyük heveslerle başladığınız işler, hayallerinizi sorgulamanızı sağlar. Özgün olan yanınızla, şartlar arasında sıkışır kalırsınız. Okuldaki kadar rahat çalışmaz artık kaleminiz. Sınırlayıcılarınız vardır. Fakat bakış açınızı değiştirmeniz de sizin elinizdedir. Sınırlayıcı yerine bağlayıcı demeye başladığınız an ve hayallerinizi şartlara göre harmanladığınız an, başarı da gelecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder